| |
|
|
| ÇED nedir? Bu sürecin adımları nedir? ÇED’i kim hazırlıyor ve altına kimler imza atıyor? |
 |
|
ÇED’in açılımı “Çevresel Etki Değerlendirmesi”dir. ÇED, endüstriyel yatırımın çevreye olan etkilerinin değerlendirilmesidir.
ÇED Raporu, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından sertifika verilerek kabul görmüş (akredite) güvenilir firmalar ve tarafsız uzmanlar tarafından hazırlanmaktadır. Türkiye’de bu raporu vermeye yetkili 170 kuruluş vardır . Hazırlanan rapor Çevre ve Orman Bakanlığı’na gönderilmekte ve onaylanmaktadır.
ÇED Raporu’nda: toprak, su, hava, tarım, bitki örtüsü başlıkları vardır.
ÇED raporu hazırlandıktan sonra bu rapora itiraz edilebilmesi için 10 gün süre tanınır. Bu sürede halkın görüşleri ve itirazları dikkate alınır.
Yatırıma izin verecek yetkili ÇED Raporunu hazırlayan firma değildir, devlettir. Devletin birtakım kuralları ve geniş bir mevzuatı vardır. Devlet, yatırımın çevre mevzuatına uygun olduğuna dair yatırımcıdan bu raporu talep etmektedir. Belli formatlara göre rapor hazırlayan ÇED firmaları ile çalışılması şart koşulmaktadır. Yatırımcı profesyonel danışmanlarla çalışmak zorundadır. ÇED raporu, yatırımcının yapacağı yatırımın çevresel etkilerini gidermek için danışmanlar tarafından hazırlanan bir rapordur. ÇED şirketleri de çevresel etkileri değerlendiren profesyonel kuruluşlardır.
|
|
|
| Burada yakılacak kömürün çevreye etkisi ne olabilir? Duman ve külün etkisi ne olacak? |
 |
|
Hava Kalitesi Modelleme çalışmasına göre meteorolojik koşullarda dikkate alındığında GES projesinin Gerze’deki mevcut hava kirliliğine ortalama % 2 den fazla bir etkinin olmayacağı ve her halükarda standartların altında kalınacağı belirlenmiştir.
GES, doğaya kalıcı olumsuz etkiler vermeyecek şekilde tasarlanmaktadır. Bu amaçla, yörenin mevcut durumu, ölçümler ve analizler ile tespit edilerek tesis öncesi ve sonrası mukayese amaçlı kullanılacaktır. Bu kapsamda ÇED çalışmaları çerçevesinde yürütülmekte olan kara ve deniz ekolojisi çalışmalarında Proje Sahası ve yakın çevresindeki hayvan ve bitki türleri kayıt altına alınmaktadır. İnşaat ve işletme dönemlerinde yapılacak ekolojik izleme çalışmalarıyla bu türler üzerinde olumsuz etkilerin olup olmadığı izlenecek ve belgelenecektir. Bununla birlikte, tesisin tasarımı gerek ulusal, gerekse uluslar arası çevre koruma standartlarına uygun olduğundan doğaya herhangi bir zarar verilmeyecektir.
Doğaya zarar verilmemesi amacıyla alınacak tedbirlerin bazıları şunlardır:
İnşaat aşamasında gerçekleştirilecek hafriyat çalışmaları sırasında sahadan uzaklaştırılması gerekecek toprağın üstü örtülü kamyonlar ile sulanmış yollardan nakledilerek tozumanın engellenmesi,
İnşaat döneminde saha hazırlığı sırasında bitkisel toprağın sıyrılarak proje alanında uygun bir yerde tekniğine uygun şekilde depolanması ve peyzaj uygulamalarında değerlendirilerek doğal kaynak israfının önüne geçilmesi,
Baca gazı kükürt arıtımı, azot oksit giderimi ve elektrostatik filtre ünitelerinin kurulması,
Baca gazı emisyon değerlerinde Büyük Yakma Tesisleri için baca gazı emisyon sınırlarını belirleyen 2001/80/EC sayılı Avrupa Birliği Direktifi’ne uyum sağlanması,
Baca gazı arıtımı sonrasında ortaya çıkacak alçıtaşının yapı malzemesi üretiminde kullanılması,
Kül ve cürufun izolasyon malzemesi imalatında ve çimento katkı malzemesi olarak kullanılması,
Denizden kömür nakli sırasında kapalı konveyör sistemlerinin kullanılarak tozumanın önlenmesi ve
Kömür stok sahasında sürekli nemlendirme ile tozumanın engellenmesidir.
|
|
|
| Sinoplu termik santralden sonra zehir mi soluyacak? |
 |
|
| Tesis ulusal gereklerin ötesinde Avrupa Birliği uyum sürecine de uygun olarak AB’nin ilgili direktifleri (büyük yakma tesisi) doğrultusunda belirtilen emisyon değerlerini sağlayacak şekilde tasarlanmaktadır. Bu bağlamda ön mühendislik çalışmaları tamamlanan tesisin emisyon değerleri baz alınarak yapılan modelleme sonucunda, yer seviyesi kirletici konsantrasyon değerleri gerek ulusal ve gerekse uluslararası ilgili sınır değerlerini sağlamaktadır. Bu nedenle yörede, hava kalitesi üzerinde olumsuz etki oluşmayacak ve yöre halkı zehir solumayacaktır. Bu durum ÇED Raporu’nda taahhüt altına alınacak ve işletme süresince gerek bacada ve gerekse yer seviyesinde sürekli izleme cihazlarıyla izlenerek bu taahhüdün yerine getirilmesi sağlanacaktır. |
|
|
| Termik santral bölgenin oksijen kalitesini ne kadar bozacak? |
 |
|
| AB standartlarına göre arıtılacak olan baca gazı emisyonlarının, yörenin hava kalitesinde oksijen oranını değiştirmesi söz konusu değildir. |
|
|
| Gürültü kirliliğine sebebiyet verilecek mi? |
 |
|
| Termik santralde, kazandan 100m ileride 60dB’ lik (normal konuşma düzeyi) bir gürültü söz konusudur. Kompresörler ve kırıcılar 85dB’lik (trafik gürültüsü) bir gürültüye yol açabilmektedir.Çalışanları korumak için kulaklık kullanılacak, çıkış gürültüsünün 85dB’den aşağı düşürülmesi temin edilecek, tesisin çevreye gürültü vermemesi için binaya ses yalıtımı yapılacaktır. |
|
|
| Denize etkisi ne olacak? Soğutma suyu olarak deniz suyu kullanılacak. Deniz suyu ısısını ne kadar etkileyecek? |
 |
|
Denizden aldığı suyu en ufak bir katkı maddesi olmadan denize döndürülmesi sağlanacaktır. Sadece suyun bir miktar ısısı artmaktadır.
Bu suyun denize döküldüğü 200 m çapında bir alanda en fazla 1°C civarında ısınmanın olması söz konusudur.
Diğer yandan da denize dökülecek suyun, püskürtücüler ile yüksek hızda ve çok noktadan verileceği için ani bir ısınma söz konusu olmayacaktır.
ÇED çalışmaları kapsamında detaylı bir soğutma suyu geri verilmesi ile ilgili modelleme gerçekleştirilecek ve denizden alınacak soğutma suyunun tesiste kullanıldıktan sonra artan sıcaklığına bağlı olarak deniz ortamına deşarjı değerlendirilecektir.
|
|
|
| Termik santralin tarıma ne gibi bir etkisi olacak? Samsun’da bir azot fabrikası var. Söylentiye göre oradaki azot gelip Gerze’deki ceviz ağaçlarını etkiliyor. Termik santral için de böyle bir risk var mı? |
 |
|
Termik santralin tarıma etkisi; bacadan çıkan gazdaki azot, kükürt, toz ve karbon monoksitlerin miktarı ile orantılıdır. Mevzuatın öngördüğü sınır değerdeki maddelerin, gazın hava ile karışması sonucu konsantrasyonunun azalması ile tarıma ve çevreye olumsuz bir etkisinin olmaması sağlanacaktır.
GES Projesi sahasında mevcut hava kalitesinin tespiti çalışmalarında Mayıs-Haziran 2009 aylarında yapılan ölçümlerde Azot Oksit miktarının 3 mikrogram/metre küp’ten fazla olmadığı gözlemlenmiştir. Bu miktar ise uzun vadeli sınır değeri olan 60 mikrogram/metreküp ‘ün yaklaşık %5 idir. Bu miktarın da Samsun azot fabrikasından geldiği söylenemez.
|
|
|
| Yaykıl köyünün içinde bir kimya fabrikası var. Gürül gürül pespembe renkte bir dumanı var. Bugüne kadar buna yönelik bir tepki oldu mu? |
 |
|
| Defalarca şikayet edildi ama hiçbir tedbir alınmadığı söylenmektedir. Ancak bugüne kadar herhangi bir denetim veya yaptırım uygulanmadığı için insanların termik santrale daha tepkili hale gelmesine yol açtığı gözlemlenmektedir. |
|
|
| Bölge tarım bölgesi. Burada organik tarım da yapılıyor. Bir yandan da termik santraller konusunda çok fazla söylenti var. Ne kadar anlatırsan anlat, laboratuardan belge de getirsen vatandaş buna inanmıyor. Müşteriler üzerindeki negatif algı nasıl giderilecek? Çiftçinin bundan kaynaklanan kayıpları nasıl telafi edilecek? |
 |
|
Bu durumda termik santralin tarıma çevresel değil psikolojik etkisi var diyebiliriz. Bu nedenle oluşacak kayıplar Anadolu Grubu tarafından telafi edilebilecektir.
Enerji sektörünün özelleşmesi avantajlı bir durum yaratmıştır. Devlet kendini denetleyemiyordu ancak, artık özel sektör; devlet, birçok kurum ve birey tarafından denetlenmektedir.
Anadolu Grubu kısmen de olsa santralin yapım aşamasında kredi kullanacaktır. Bu kredi birçok kurala bağlı olarak verilmektedir. Projenin sosyo-ekonomik etkileri de değerlendirilmekte ve yatırımcı oluşabilecek sosyal kayıpları da karşılamakla yükümlü tutulmaktadır . Ancak Uluslararası kriterler uygunsa kredi alabilmektedir..
Yeni santrallerde artık şikayet merkezi kurulması gerekiyor. GES Bilgi Paylaşım Merkezi aslında şikayet ve izlemenin başlangıcıdır. Halktan gelen kaygıları yapım ve işletme süreci boyunca almak ve tartışmak en önemli hedefimizdir.
Şuanda ÇED sürecini yaşıyoruz. Emisyon dağılımı kontrolleri yapılıyor ve çevreye olası etkileri inceleniyor. Zirai üretim incelemeleri yapılıyor ve ziraat odaları ile görüşüyoruz. Bu etkiler ÇED raporuna dahil edilmekte ve Anadolu Grubu birtakım yükümlülüklerin altına girmektedir. Bireysel çabaların dışında bu rapor da halkın isteklerini karşılayacak önerileri de kapsayacaktır. Halkın inşaat ve işletme süreci dahil her zaman itirazlarını bildirme hakkı vardır. Bu haklar yeni mevzuatla güvence altına alınmıştır.
Yapılan modelleme çalışmasına göre GES Projesinin emisyon etkisinin oldukça çok düşük seviyelerde olacağı ve bunun da tarıma olumsuz bir etki yaratmayacağı belirlenmiş olmasına rağmen tarım toprağının ve tarımın korunması için yeni bir uygulama planı İl Tarım Müdürlüğüne verilerek AG’ nin hassasiyeti bölgeye doğrudan yansıtılacaktır. AG bu konuda samimi katkı ve katılımının yanı sıra bölgede tarımın geliştirilmesi için özel destek çalışmalarını da yürütecektir.
|
|
| |