| |
|
| |
| Anadolu Grubu (AG) kimdir? |
 |
|
Anadolu Grubu’nun temelleri 1950' li yılların başlarında Yazıcı ve Özilhan ailelerince atılmış olup, içecek, gıda, otomotiv, finans, kırtasiye, bilişim, elektronik sektörlerinde faaliyet göstermektedir. Özellikle içecek alanındaki faaliyetlerini uluslararası alanda yaygınlaştırmıştır. Ayrıca Anadolu Eğitim ve Sosyal Yardım Vakfı ile sosyal sorumluluk alanında da çalışmalar sürdürülmektedir.
Anadolu Grubu, globalleşme sürecinde dışa açılma, çok uluslu şirketlerle işbirliği yapma ve ortaklık kurma yolundaki stratejisini başarıyla sürdürmektedir. Büyüme alanı olarak da enerji sektörü belirlenmiştir.
|
|
| AG’ nin faaliyet alanları nelerdir? |
 |
|
Anadolu Grubu kuruluşunun dayandığı 1950’li yıllardan bu yana birçok sektörde yer almış, farklı alanlarda faaliyet göstermiştir.
Grubun sadece yurtiçinde bilinen markaları sırasıyla Efes Pilsen, Coca-Cola, Isuzu, Mc Donalds, Samsung, Faber Castel, Lambordini, Kia, Komili, Kırlangıç, Adel olarak tanınmaktadır.
Sosyal sorumluluk projeleri ise Anadolu Eğitim ve Sosyal Yardım Vakfı kapsamında sürdürülmektedir. Vakıf dışında Efes Pilsen Spor Klubü de sosyal sorumluluk alanında aktif hareket edilmekte, Türk sporunun gelişimine destek verilmekte ve gençlerin de bu alanda yetiştirilmesine önem verilmektedir.
Anadolu Grubu’nun temel faaliyet alanı içecek sektörüdür. İçecek Grubunda Anadolu Efes, 1969 yılında, Efes Pilsen markasıyla bira üretimine başlamıştır. Bugün Anadolu Efes, Türkiye’nin en büyük pazar payına sahip, lider bira üreticisidir.
İçecek Grubu, Anadolu Efes’le Türkiye’de yakaladığı başarıyı, merkezi Hollanda’da bulunan Efes Breweries International adlı şirket eliyle yurt dışında yaygınlaştırmaktadır. Şirket, Efes Pilsener markasıyla üretim yapmasının yanı sıra, bir çok yerel markayı da üretmekte ve satışını gerçekleştirmektedir. İçecek Grubu ayrıca dünya markası Coca-Cola ile farklı ülkelerde ortaklık gerçekleştirmektedir.
Grup otomotiv sektöründe üç şirket ile faaliyet göstermektedir. Çelik Motor; KIA ve LADA binek ve ticari araçlarının ithalat ve pazarlamasını yaparken, Anadolu Isuzu; kamyon ve otobüs üretimini gerçekleştirmektedir. Anadolu Motor ise, kendi markası Antor ile Anadolu’nun güce ihtiyaç duyduğu her yere motor üretmektedir.
Kırtasiye Grubu’nda, Adel markasıyla 1969 yılından beri kalem üretimi yapılmaktadır.
Adel’in, kalemlerinde yakaladığı kalite, dünyanın önde gelen kalem üreticilerinden biri olan Faber-Castell ile ortaklık kurmasını sağlamıştır.
Finans sektörüne 1992 yılında giren Anadolu Grubu, kısa sürede Finans Grubu’nu oluşturan şirketleriyle de yerini almıştır. Alternatif bank, orta ve küçük ölçekli işletmecinin bankası olurken AYatırım, yatırım olanaklarını müşterileri için geliştirmekte, ALease, ise istenilen araç, makine ve ekipmanı, uygun maliyetlerle, en hızlı şekilde müşterilerine ulaştırmaktadır.
Bunların yanı sıra, Anadolu Elektronik Samsung markasıyla beyaz ve kahverengi eşya sektöründe faaliyet göstermekte, Ana Gıda şirketimiz ile Kırlangıç, Komili ve Madra yağlarının üretimini yapılmaktadır.
|
|
|
| AG hangi ortaklarla çalışmaktadır? |
 |
|
Anadolu Grubundaki şirketlerin önemli bir kısmı halka açıktır. Bunun yanında, yabancı stratejik ortaklıklar tesis edilmiştir. Bu çerçevede,
- - Japon Itochi ve Isuzu şirketleri ile ticari araçlar üretiminde,
- The Coca-Cola Company ile yurtiçinde ve yurtdışında meşrubat üretiminde,
- Faber-Castell'le kalem ve kırtasiye üretiminde,
- Kia ile binek otomobil ve ticari araç, Lada ile binek otomobil, Honda ile güç ürünleri satışı, Lombardini ile endüstriyel motor üretimi ve satışında,
- Samsung ile elektronik aletler, beyaz ve kahverengi eşya ithalatı, satışı ve pazarlamasında, işbirliği yapılmıştır.
- Anadolu Restoran işletmeleri ile Anadolu Grubu, dünyada hızlı servis restoran sektörünün lideri olan - - - McDonald’s’ın Türkiye lisansörlüğünü yapmaktadır.
- Anadolu Sağlık Merkezi, Johns Hopkins Medicine International ile sağlık alanında stratejik işbirliği yürütülmektedir.
- Ayrıca Miller, Beck`s, Heineken ve Foster`s bira markalarıyla lisanslı üretim anlaşmalarını yapılmıştır.
AG, tüm ticari faaliyetleri sonucu 2008 yılında 2.2 milyar TL vergi ödeyerek Türkiye vergi sıralamasında ilk 5 kuruluş arasına girmiştir.
|
|
|
| AG kaç kişi istihdam etmektedir? |
 |
|
Anadolu Grubu olarak, yurtiçi ve yurtdışı faaliyetlerimiz kapsamında yaklaşık 25.000 kişi istihdam edilmektedir. |
|
|
| AG kaç ülkede faaliyet göstermektedir? |
 |
|
Mevcut durumda Efes Breweries International (EBI) grubun yurtdışı bira faaliyetlerini sürdürmekte olup, Londra Borsası’na kote edilmiştir. Mevcut durumda yurtdışı faaliyetlerimiz 18 ülkede sürdürülmektedir.
Efes Breweries International olarak, Rusya, Kazakistan, Moldova, Sırbistan ve yakın zamanda da Gürcistan’da faaliyet gösterilmektedir. Mevcut durum itibari ile 12 bira fabrikası ve 4 malt üretim fabrikası ile faaliyet gösterilmektedir.
Coca-Cola İçecek ise şu anda dünyanın en büyük Coca-Cola şişeleme şirketleri arasında yer almaktadır. Coca Cola İçecek Türkiye haricinde Kazakistan, Pakistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Ürdün, Irak, Tacikistan, Türkmenistan ve Suriye’yi kapsayan geniş bir bölgede faaliyet göstermektedir.
|
|
|
|
Neden santrale dayalı elektrik üretimi alternatifi seçildi? |
 |
|
- Enerji ihtiyaçları 3 ana kaynaktan sağlanır: termik-hidrolik-yenilenebilir enerji.
- Bir ülkenin elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanması için ilk alternatif çözüm termik santrallerdir. Bunlar gün içinde sürekli aynı gücü sağlarlar. Yani bir yıldaki toplam 8.760 saatin 7.500-8.500 saatinde elektrik üretimi yapabilirler.
- Rüzgar santralleri ise, bir yılda 2.500-3.000 saat çalışabilirler. Rüzgarın az yada çok olduğu durumlarda veya hiç rüzgar olmadığında ise çalışamazlar. Rüzgar santralleri durunca termik santraller, oluşan boşluğu kapatır. Sürekli çalışabilirliği ile termik santraller kurulmak zorundadır. Ülkenin buna ihtiyacı vardır.
- Kurulu 1 MW güç, 100.000.000 adet lambanın çekeceği güce eş değerdir. Akşam 17:00 ile 22:00 arası günün en yüksek enerji ihtiyacının olduğu saatlerdir (30 bin MW). Gün içi ortalama ihtiyaç ise 15 bin MW dır. Sürekli çekilen gün içi ortalama gücü karşılayacak kaynak termik santrallerdir. Diğer santraller ise gün içerisinde değişen ve en yüksek güce kadar olan elektrik enerjisi ihtiyacını karşılar.
- Bandırma, Balıkesir, Susurluk, Alaçatı, Çeşme, Yalıkavak, Datça, İskenderun Türkiye’de rüzgar alan bazı yerlerdendir. Karadeniz’de ise yalnızca Sinop civarında rüzgar potansiyeli vardır. Ancak Sinop’un rüzgar potansiyeli de üretim miktarları için uygun bulunmamaktadır.
- Rüzgar stabil olmadığından iletim hatlarına dalgalı gerilimlerde enerji verilir. Bu da bazı problemlere yol açar. Bu nedenle Ülkenin kurulu gücünün ancak %7 si rüzgarla işletilmeye müsaittir, bu da ülkemizde 3.000-4.000MW’tır.
- Almanya ve Danimarka gibi ülkelerde sürdürülebilirliği sağlamak üzere gerekli yedek elektrik enerjisi desteği mevcuttur. Buralarda enerji sıkıntısı olması halinde yedekte bulunan bu santraller devreye girmektedir. Ancak ülkemizde enerji açığı olduğundan yedek elektrik enerjisi kapasitesi maalesef yaratılamamaktadır.
- Almanya’da elektrik enerjisi üretiminin %50’sinin kömür, %30’unun nükleer, %12’sinin Hidroelektrik ve rüzgar, %8’inin ise doğal gaz ile sağlandığı unutulmamalıdır.
|
|
|
| Kurulması planlanan santralin gücü kaç megavat ( MW) olacak? |
 |
|
- Başlangıçta, santralın kurulu elektrik gücü 2x500=1.000 megavat (MW) olarak planlanmıştı. Ancak, daha yüksek verimli ve daha modern bir tesis olması için, uygulaması daha yaygın 600 MW’lık ünitelerden 2 adet (1.200 MW) tesis edilmesi kararlaştırılmıştır.
- Santral yılda 6.500 saat çalışarak 7,2 milyar kilovat-saat (kWh) elektrik enerjisi üretecektir.
|
|
|
| Türkiye genel enerji tüketiminin ne kadarını karşılayacak? |
 |
|
| Gerze santralı Türkiye’nin bugünkü toplam elektrik ihtiyacının %4’ünü karşılayacaktır. |
|
|
| Üretilen elektrik kime, nasıl satılacak? Elektrik nereye dağıtılacak? Santralden çıkacak artı enerji bölge halkı ile paylaşılabilir mi? |
 |
|
- Üretilecek enerji, 380 Bin voltluk hatlar ile bir taraftan yapımı süren Boyabat Santralı Şalt Tesislerine, diğer taraftan da planlanmış Erfelek Santralı Şalt Tesislerine bağlanarak, Ulusal Şebeke ile irtibatlandırılacaktır.
- Üretim Şirketleri gibi Gerze Enerji Santralı (GES)’de üreteceği elektriği Serbest Tüketicilere (Elektrik Müşterilerine) satabilecektir.
- Santralın devreye gireceği yıllarda Serbest
Tüketici için bir sınırlandırma kalmayacağından
, (GES) ürettiği elektriği her tüketiciye
satabilecektir.
- Bu durumda, fiziksel olarak doğrudan olmasa dahi bölgedeki müşterilere satış mümkün olacaktır.
|
|
|
Kurulması planlanan santralde ne kadar kömür yakılacak?
|
 |
|
Anadolu
Grubu’nun yapmayı planladığı santralde
yıllık ortalama 3.1 milyon ton kömür
yakılacaktır. |
|
Kullanılacak kömürün bütün değerleri ve özellikleri nelerdir? |
 |
|
- Kalitesi yüksek İthal kömüre bağlı bir santral kurulacaktır. Türkiye’deki en yüksek kaliteli kömürden de, linyitten de çok daha iyi bir kömür kullanılacaktır.
- Kömür ithalatında önemli sınırlandırmalar vardır. Isıl değeri 6.500kcal/kg’dan az olmayacak, Kül oranı %12’yi geçmeyecek, Sülfür oranı %1 den az ve yanıcı madde oranının ise %40’ın altında olmayacak nitelikte ithal kömür kullanılacaktır. Bu özelliklerde üretilebilir bir kömür Türkiye’de mevcut değildir.
|
|
Kömür nereden gelecek?
|
 |
|
| Dünya’da bu kalitede kömür alabileceğimiz 10-12 ülke vardır. Ancak Boğazlardaki deniz trafiğini arttırmamak ve kurulacak yere yakınlığı nedeniyle Rusya en uygun yer olarak seçilmiştir. Bu amaçla yerinde maden ocakları incelenmiştir. Bununla birlikte diğer alternatif ülke kömürleri de değerlendirilebilecektir. |
|
|
Kullanılacak kömür radyoaktivite içeriyor mu?
|
 |
|
Bu kalitedeki bir kömürde radyoaktivite söz konusu değildir.
İthal kömür olması nedeni ile, mevzuat gereğince Sinop’ta bir gümrük kurulacak ve burada kömürde radyoaktivite kontrolü yapılacaktır. |
|
|
| Kömür neden Zonguldak’tan, yerel kaynaklardan temin edilmiyor? |
 |
|
Ülkemizde bilinen mevcut toplam linyit rezervleri 8,3 milyar tondur. Taş kömürü rezervleri ise sadece 1,3 milyar tondur.
Ülkemiz linyitleri genel olarak düşük kaliteli linyitlerdir. Toplam Türkiye rezervinin % 60’ının ortalama kalori değeri 1100 kcal/kg civarındadır.
Öte yandan kömürlerin kül, kükürt ve nem değerleri ithal kömürle kıyaslanamayacak şekilde oldukça yüksektir.
İthal kömürde ise yüksek kalori, düşük nem, düşük kül ve düşük kükürt oranlarından dolayı İthal kömürün birim miktarından elde edilen enerji fazla olmakta, buna karşılık dolayısıyla daha az katı atık ortaya çıkmaktadır.
Zonguldak’ da ise yıllık kömür üretimi 1.8milyon ton olup yıllık ihtiyacımız 2.5milyon tonu karşılamamaktadır.
|
|
|
Santral için kurulması planlanan limanın büyüklüğü nedir? Gemiden kömür tahliyesi nasıl olacak?
|
 |
|
Mendirekli bir liman yapılacaktır.
Nakliye büyük kapasiteli gemiler ile yapılacağından belli bir deniz derinliği gerekmektedir.
Kömür kapalı konveyör sistemiyle boşaltılacağından çevreye sıçrama riski yoktur.
Kömür stok sahasının ıslatılması tozumayı da önleyecektir. |
|
| Limanı başka firmalar kullanılabilecek mi? Yoksa sadece termik santral mi kullanacak? |
 |
|
Bu liman yüklemeye uygun bir liman olmayacak, sadece boşaltmaya uygun bir liman olacaktır.
|
|
|
| Termik santralin temel çalışma prensibi nedir? |
 |
|
| Kömür, öğütülerek toz haline getirildikten sonra kazan içinde yardımcı yakıt (fuel-oil) yardımı ile tutuşturulur (fuel-oil). Daha sonra kazan içinde oluşan ateş topunun üzerine sadece kömür tozu verilerek sürekli yanma sağlanır. Yanma neticesinde ortaya çıkan ısı, kazan duvarında bulunan ve içinde su dolaşan borulara iletilerek buhar elde edilir. Buharın basınç ve sıcaklık değerleri belirli bir değere ulaştıktan sonra buhar türbinine gönderilerek mekanik enerji elde edilir ve türbin 3000 dev/dakika hız ile döndürülür. Buhar türbininin miline bağlı jeneratörde aynı hızla döndürülerek elektrik enerjisi elde edilir. |
|
|
| Bu santralde daha önceden Rusya’da kullanılmış ekipmanlar mı kullanılacak? |
 |
|
Gerze Enerji Santralimiz, en son teknolojiye sahip komple yeni bir tesis olacaktır.
Bilinen Yatağan, Gökova ve Kemerköy santralleri Marmaris-Bodrum arasındaki bölgede toplam 1.680 MW gücüyle Türkiye kurulu gücünün %4’ünü oluştururlar. Ancak 1985-1990 döneminde mal karşılığında Polonya’dan alınmış teknoloji ile kurulduklarından düşük kaliteli kömür kullanımı ve sorunlu teknolojik yapısıyla bu Santrallerin Gerze Santrali ile kıyaslanması doğru değildir.
|
|
|
| Kötü bir örnek olarak gösterilen Yatağan Termik Santrali ile karşılaştırma yapılırsa Yatağan’ın özellikleri nelerdir? |
 |
|
Yatağanın yakma teknolojisi, 1974 yılına aittir.
Kömürün kalori değeri düşük, kül oranı yüksektir.
Yatağan santrali ovanın düşük seviyeli yerine kurulmuş olması nedeniyle meteorolojik faktörlere bağlı olarak baca gazları yerleşim yerlerini etkilemektedir.
Başlangıçta Baca Gazı Arıtma tesisi kurulmadığından olumsuz etkilenme yüksek olmuştur.
Diğer yandan sonradan kurulmuş baca gazı arıtma tesislerinden sonra Yatağan’da soğutma kulelerinden çıkan su buharı görüntüsü dahi, toz ve kül olarak lanse edilmektedir.
|
|
|
| Yapılması planlanan santralin en yakın örneği şu anda hangisidir? En yakın örneğinden hangi konularda farklılaşacak? |
 |
|
İSKEN enerji santrali GES projesinin bir örneği olabilir. Bu santral civarında hava kalitesi (imisyon) ölçümlerine bakıldığında ise senelerdir negatif değer oluşturabilecek bir değişiklik gözlenmemiştir.
Anadolu Grubu’nun yapacağı santralde kükürt oksitlere ek olarak, azot oksit emisyonları da tutulacaktır. Uçucu kül neredeyse tamamen tutulacaktır. Kömür üstü kapalı olarak stoklanacak, ıslatılacak ve tozuma azaltılacaktır.
|
|
|
| Teknoloji nereden alınacak? |
 |
|
| Teknoloji olarak, Amerika Birleşik Devletleri ( ASME Standardı) ve Avrupa’da (DIN Standardı) uygulanan, toz haline getirilmiş kömürün yakılması teknolojisi kullanılacaktır. |
|
|
| Nükleer santraller termik santrallere oranla çevreye daha az mı zarar veriyor? |
 |
|
| Nükleer santrallerin işletme döneminde baca gazı emisyonları olmaması nedeniyle göreceli bir avantajından bahsedilebilinir. Ancak, olası bir nükleer kaza durumunda ise nükleer santralin sonuçları felaketler boyutunda olabilmektedir. Günümüzde inşa edilen termik santralar ise son teknoloji donatılarak tüm atıklarını kabul edilebilir seviyelerin altına indirmiş olmalarından dolayı işletilmekte olan ve AB standartlarına uygun çok düşük emisyon değerlerine sahip tesislerdir. Türkiye’de de yakın zamanda devreye alınmış, emisyon ve deşarj izinleri olan ve sağlıklı şekilde işletilen termik santralar mevcuttur. |
|
| |
İKİNCİL YAKIT ve DİĞER KİMYASALLAR: |
|
| Tesiste ikincil yakıt (fuel oil, vs.) kullanılacak mı? |
 |
|
| Santral fuel oil ile devreye girecek ve belli bir ısıya erişildikten sonra toz kömüre geçilecektir. Yıllık fuel-oil ile çalışma süresi zamanının ancak %1-2’si civarında olacaktır. |
|
|
| Kullanılacak başka kimyasallar nereden gelecek? Bunlar yöreden mi, dışarıdan mı temin edilecek? |
 |
|
| Kükürt’ü alçıya dönüştürecek işlemde kullanılacak olan kireçtaşı için santral yakınında bir ocak satın alınmıştır. |
|
|
| Santralin ekonomik ömrü ne zaman bitiyor? |
 |
|
| Santralin ekonomik ömrü toplamda 49 yıldır ; 4 yıl inşaat dönemi olacak, dolayısıyla işletme ömrü 45 yıl olacaktır. |
|
|
|
| Termik santralin yapımı ne kadar sürecek? |
 |
|
| Yüklenici
ile sözleşmenin imzalanmasını müteakip
48 ayda tamamlanacaktır. |
|
|
| Termik santral faaliyete ne zaman geçecek? |
 |
|
| 2017’de
santralın ticari işletmeye geçmesi
planlanmıştır. |
|
|
| Yatırım maliyeti nedir? Üretim maliyetleri nedir? |
 |
|
Yatırım maliyeti yaklaşık olarak; 2x600 MW için 1,7 Milyar USD olacaktır. Ayrıca genel olarak;
Rüzgar ve hidroelektrikte yakıt maliyeti yoktur ancak yatırım maliyeti yüksektir.
Termik santrallerde ise yakıt maliyetinin yüksek olmasına rağmen yatırım maliyeti düşüktür.
|
|
|
|
| Atıklar nasıl filtrelenecek? Atıkların su kaynaklarını kirletme olasılığı var mı? |
 |
|
Tesisten kaynaklanacak atıklar üç gruba ayrılmaktadır. Bunlar; baca gazı emisyonları, sıvı atıklar (soğutma suyu deşarjı, endüstriyel atıksu ve evsel atıksu) ve katı atıklardır.
Tesisin baca gazı emisyonu, önce azot oksit giderimi, kükürt dioksit giderimi ve toz diye tabir edilen partikül madde giderimi amacıyla inşa edilip çalıştırılacak ünitelerden geçerek ulusal ve uluslar arası standart değerleri sağlayacak şekilde arıtıldıktan sonra bacalardan havaya salınacaktır. Dolayısıyla ortam hava kalitesinde olumsuz etki söz konusu değildir.
Sıvı atıklar ise yine ilgili yönetmelikler uyarınca arıtılacak ve gerekli sınır değerleri sağladıktan sonra alıcı ortama deşarj edilecektir.
Katı atıklar kapsamında oluşan kül ise inşaat sektörünün hammaddesi olduğundan piyasaya satılacak, artan miktar olur ise ilgili yönetmelikler uyarınca inşa edilecek ve taban geçirimsizliği sağlanmış olan kül depolama alanında depolanacaktır. Evsel ve endüstriyle nitelikli katı atıkları ise ilgili yönetmelikler uyarınca bertaraf edilecektir.
Tüm bu işlemler ÇED Raporu’nda taahhüt altına alınacak ve gerek bağımsız danışmanlık firmaları ve gerekse Çevre ve Orman Bakanlığı’nın taşra teşkilatı marifetiyle taahhütler izlenerek uygulama güvence altına alınacaktır.
|
|
|
| Çıkan külün yüzde kaçı değerlendirilecek? Yüzde kaçı kül dağı olarak kalacak? Kömür atıkları nerede depolanacak? |
 |
|
Yıllık çıkacak kül miktarı 250.000 tondur. Bir kıyaslama yapmak gerekirse: Elbistan’da kullanılan kömürün kalorisi 1.150kcal/kg, iken Gerze Santralında kullanılacak kömürün kalorisi ise 6.500 kcal/kg. olması dikkate alındığında aynı kapasiteye göre Gerze Santralı 5 kat daha az kömür yakacaktır. Elbistan kömürünün kül oranı %25 Gerze Santralının ise %10 olması dikkate alındığında da Gerze Santralında 10-15 kat daha az kül üretilecektir.
Kül kıymetli bir maddedir. Almanya’da kaliteli kül borsası vardır ve Kömürün üçte biri fiyatına kül satılmaktadır.
İki çeşit kül vardır: 1-Toz Kül, 2-Cüruf.
Kömür’deki külün yanmadan sonra %90’ı uçucu toz kül ve %10’u cüruf olacaktır.
Toz olan kül kıymetli olup, çimento karışımında, endüstride ve kozmetikte kullanılmaktadır. Toz kül ise depolanıp satılacaktır.
Külün geri kazanılması ile ekonomik kazanç sağlanacağından baca gazı toz emisyonlarının en üst düzeyde tutulmasına çalışılacak ve bu nedenle hava kirliliğinin de önüne geçilecektir.
Cüruf ta büyük gövdeli betonda kullanılmaktadır. Çimento fabrikalarının bu konuda talepleri vardır. Bu sayede civarda çimento sanayinin gelişme potansiyeli söz konusudur. Cüruf tahliye sistemi olacaktır. Santral sahasında yaklaşık 2 senelik kül deşarjını kaldırabilir bir sistem olacaktır. Bu sistemde kül tozumaması için yükleme sırasında ıslatma yapılacaktır.(Sugözü, ISKEN örneğinde olduğu gibi).
Kül dağı oluşmayacak çünkü küllerin yeniden kullanımı sağlanacaktır.
Sülfür yanma sırasında baca gazında kireç eriyiğiyle karıştırılarak alçı taşı halinde tutulur. Bu alçı taşı da sanayiye satılacaktır. Böylece sülfür emisyonu giderilecektir .(%99.5). AB limitlerine uygun olarak havaya daha az sülfür salınacaktır. Salınacak sülfürün çevreye etkisini iyice gidermek için de yüksek baca kullanılacaktır.
|
|
|
| ÇED | HAVA | DENİZ | TARIM |
| ÇED | HAVA | DENİZ | TARIM |
|
|
| ÇED nedir? Bu sürecin adımları nedir? ÇED’i kim hazırlıyor ve altına kimler imza atıyor? |
 |
|
ÇED’in açılımı “Çevresel Etki Değerlendirmesi”dir. ÇED, endüstriyel yatırımın çevreye olan etkilerinin değerlendirilmesidir.
ÇED Raporu, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından sertifika verilerek kabul görmüş (akredite) güvenilir firmalar ve tarafsız uzmanlar tarafından hazırlanmaktadır. Türkiye’de bu raporu vermeye yetkili 170 kuruluş vardır . Hazırlanan rapor Çevre ve Orman Bakanlığı’na gönderilmekte ve onaylanmaktadır.
ÇED Raporu’nda: toprak, su, hava, tarım, bitki örtüsü başlıkları vardır.
ÇED raporu hazırlandıktan sonra bu rapora itiraz edilebilmesi için 10 gün süre tanınır. Bu sürede halkın görüşleri ve itirazları dikkate alınır.
Yatırıma izin verecek yetkili ÇED Raporunu hazırlayan firma değildir, devlettir. Devletin birtakım kuralları ve geniş bir mevzuatı vardır. Devlet, yatırımın çevre mevzuatına uygun olduğuna dair yatırımcıdan bu raporu talep etmektedir. Belli formatlara göre rapor hazırlayan ÇED firmaları ile çalışılması şart koşulmaktadır. Yatırımcı profesyonel danışmanlarla çalışmak zorundadır. ÇED raporu, yatırımcının yapacağı yatırımın çevresel etkilerini gidermek için danışmanlar tarafından hazırlanan bir rapordur. ÇED şirketleri de çevresel etkileri değerlendiren profesyonel kuruluşlardır.
|
|
|
| Burada yakılacak kömürün çevreye etkisi ne olabilir? Duman ve külün etkisi ne olacak? |
 |
|
Hava Kalitesi Modelleme çalışmasına göre meteorolojik koşullarda dikkate alındığında GES projesinin Gerze’deki mevcut hava kirliliğine ortalama % 2 den fazla bir etkinin olmayacağı ve her halükarda standartların altında kalınacağı belirlenmiştir.
GES, doğaya kalıcı olumsuz etkiler vermeyecek şekilde tasarlanmaktadır. Bu amaçla, yörenin mevcut durumu, ölçümler ve analizler ile tespit edilerek tesis öncesi ve sonrası mukayese amaçlı kullanılacaktır. Bu kapsamda ÇED çalışmaları çerçevesinde yürütülmekte olan kara ve deniz ekolojisi çalışmalarında Proje Sahası ve yakın çevresindeki hayvan ve bitki türleri kayıt altına alınmaktadır. İnşaat ve işletme dönemlerinde yapılacak ekolojik izleme çalışmalarıyla bu türler üzerinde olumsuz etkilerin olup olmadığı izlenecek ve belgelenecektir. Bununla birlikte, tesisin tasarımı gerek ulusal, gerekse uluslar arası çevre koruma standartlarına uygun olduğundan doğaya herhangi bir zarar verilmeyecektir.
Doğaya zarar verilmemesi amacıyla alınacak tedbirlerin bazıları şunlardır:
İnşaat aşamasında gerçekleştirilecek hafriyat çalışmaları sırasında sahadan uzaklaştırılması gerekecek toprağın üstü örtülü kamyonlar ile sulanmış yollardan nakledilerek tozumanın engellenmesi,
İnşaat döneminde saha hazırlığı sırasında bitkisel toprağın sıyrılarak proje alanında uygun bir yerde tekniğine uygun şekilde depolanması ve peyzaj uygulamalarında değerlendirilerek doğal kaynak israfının önüne geçilmesi,
Baca gazı kükürt arıtımı, azot oksit giderimi ve elektrostatik filtre ünitelerinin kurulması,
Baca gazı emisyon değerlerinde Büyük Yakma Tesisleri için baca gazı emisyon sınırlarını belirleyen 2001/80/EC sayılı Avrupa Birliği Direktifi’ne uyum sağlanması,
Baca gazı arıtımı sonrasında ortaya çıkacak alçıtaşının yapı malzemesi üretiminde kullanılması,
Kül ve cürufun izolasyon malzemesi imalatında ve çimento katkı malzemesi olarak kullanılması,
Denizden kömür nakli sırasında kapalı konveyör sistemlerinin kullanılarak tozumanın önlenmesi ve
Kömür stok sahasında sürekli nemlendirme ile tozumanın engellenmesidir.
|
|
|
| Sinoplu termik santralden sonra zehir mi soluyacak? |
 |
|
| Tesis ulusal gereklerin ötesinde Avrupa Birliği uyum sürecine de uygun olarak AB’nin ilgili direktifleri (büyük yakma tesisi) doğrultusunda belirtilen emisyon değerlerini sağlayacak şekilde tasarlanmaktadır. Bu bağlamda ön mühendislik çalışmaları tamamlanan tesisin emisyon değerleri baz alınarak yapılan modelleme sonucunda, yer seviyesi kirletici konsantrasyon değerleri gerek ulusal ve gerekse uluslararası ilgili sınır değerlerini sağlamaktadır. Bu nedenle yörede, hava kalitesi üzerinde olumsuz etki oluşmayacak ve yöre halkı zehir solumayacaktır. Bu durum ÇED Raporu’nda taahhüt altına alınacak ve işletme süresince gerek bacada ve gerekse yer seviyesinde sürekli izleme cihazlarıyla izlenerek bu taahhüdün yerine getirilmesi sağlanacaktır. |
|
|
| Termik santral bölgenin oksijen kalitesini ne kadar bozacak? |
 |
|
| AB standartlarına göre arıtılacak olan baca gazı emisyonlarının, yörenin hava kalitesinde oksijen oranını değiştirmesi söz konusu değildir. |
|
|
| Gürültü kirliliğine sebebiyet verilecek mi? |
 |
|
| Termik santralde, kazandan 100m ileride 60dB’ lik (normal konuşma düzeyi) bir gürültü söz konusudur. Kompresörler ve kırıcılar 85dB’lik (trafik gürültüsü) bir gürültüye yol açabilmektedir.Çalışanları korumak için kulaklık kullanılacak, çıkış gürültüsünün 85dB’den aşağı düşürülmesi temin edilecek, tesisin çevreye gürültü vermemesi için binaya ses yalıtımı yapılacaktır. |
|
|
| Denize etkisi ne olacak? Soğutma suyu olarak deniz suyu kullanılacak. Deniz suyu ısısını ne kadar etkileyecek? |
 |
|
Denizden aldığı suyu en ufak bir katkı maddesi olmadan denize döndürülmesi sağlanacaktır. Sadece suyun bir miktar ısısı artmaktadır.
Bu suyun denize döküldüğü 200 m çapında bir alanda en fazla 1°C civarında ısınmanın olması söz konusudur.
Diğer yandan da denize dökülecek suyun, püskürtücüler ile yüksek hızda ve çok noktadan verileceği için ani bir ısınma söz konusu olmayacaktır.
ÇED çalışmaları kapsamında detaylı bir soğutma suyu geri verilmesi ile ilgili modelleme gerçekleştirilecek ve denizden alınacak soğutma suyunun tesiste kullanıldıktan sonra artan sıcaklığına bağlı olarak deniz ortamına deşarjı değerlendirilecektir.
|
|
|
| Termik santralin tarıma ne gibi bir etkisi olacak? Samsun’da bir azot fabrikası var. Söylentiye göre oradaki azot gelip Gerze’deki ceviz ağaçlarını etkiliyor. Termik santral için de böyle bir risk var mı? |
 |
|
Termik santralin tarıma etkisi; bacadan çıkan gazdaki azot, kükürt, toz ve karbon monoksitlerin miktarı ile orantılıdır. Mevzuatın öngördüğü sınır değerdeki maddelerin, gazın hava ile karışması sonucu konsantrasyonunun azalması ile tarıma ve çevreye olumsuz bir etkisinin olmaması sağlanacaktır.
GES Projesi sahasında mevcut hava kalitesinin tespiti çalışmalarında Mayıs-Haziran 2009 aylarında yapılan ölçümlerde Azot Oksit miktarının 3 mikrogram/metre küp’ten fazla olmadığı gözlemlenmiştir. Bu miktar ise uzun vadeli sınır değeri olan 60 mikrogram/metreküp ‘ün yaklaşık %5 idir. Bu miktarın da Samsun azot fabrikasından geldiği söylenemez.
|
|
|
| Yaykıl köyünün içinde bir kimya fabrikası var. Gürül gürül pespembe renkte bir dumanı var. Bugüne kadar buna yönelik bir tepki oldu mu? |
 |
|
| Defalarca şikayet edildi ama hiçbir tedbir alınmadığı söylenmektedir. Ancak bugüne kadar herhangi bir denetim veya yaptırım uygulanmadığı için insanların termik santrale daha tepkili hale gelmesine yol açtığı gözlemlenmektedir. |
|
|
| Bölge tarım bölgesi. Burada organik tarım da yapılıyor. Bir yandan da termik santraller konusunda çok fazla söylenti var. Ne kadar anlatırsan anlat, laboratuardan belge de getirsen vatandaş buna inanmıyor. Müşteriler üzerindeki negatif algı nasıl giderilecek? Çiftçinin bundan kaynaklanan kayıpları nasıl telafi edilecek? |
 |
|
Bu durumda termik santralin tarıma çevresel değil psikolojik etkisi var diyebiliriz. Bu nedenle oluşacak kayıplar Anadolu Grubu tarafından telafi edilebilecektir.
Enerji sektörünün özelleşmesi avantajlı bir durum yaratmıştır. Devlet kendini denetleyemiyordu ancak, artık özel sektör; devlet, birçok kurum ve birey tarafından denetlenmektedir.
Anadolu Grubu kısmen de olsa santralin yapım aşamasında kredi kullanacaktır. Bu kredi birçok kurala bağlı olarak verilmektedir. Projenin sosyo-ekonomik etkileri de değerlendirilmekte ve yatırımcı oluşabilecek sosyal kayıpları da karşılamakla yükümlü tutulmaktadır . Ancak Uluslararası kriterler uygunsa kredi alabilmektedir..
Yeni santrallerde artık şikayet merkezi kurulması gerekiyor. GES Bilgi Paylaşım Merkezi aslında şikayet ve izlemenin başlangıcıdır. Halktan gelen kaygıları yapım ve işletme süreci boyunca almak ve tartışmak en önemli hedefimizdir.
Şuanda ÇED sürecini yaşıyoruz. Emisyon dağılımı kontrolleri yapılıyor ve çevreye olası etkileri inceleniyor. Zirai üretim incelemeleri yapılıyor ve ziraat odaları ile görüşüyoruz. Bu etkiler ÇED raporuna dahil edilmekte ve Anadolu Grubu birtakım yükümlülüklerin altına girmektedir. Bireysel çabaların dışında bu rapor da halkın isteklerini karşılayacak önerileri de kapsayacaktır. Halkın inşaat ve işletme süreci dahil her zaman itirazlarını bildirme hakkı vardır. Bu haklar yeni mevzuatla güvence altına alınmıştır.
Yapılan modelleme çalışmasına göre GES Projesinin emisyon etkisinin oldukça çok düşük seviyelerde olacağı ve bunun da tarıma olumsuz bir etki yaratmayacağı belirlenmiş olmasına rağmen tarım toprağının ve tarımın korunması için yeni bir uygulama planı İl Tarım Müdürlüğüne verilerek AG’ nin hassasiyeti bölgeye doğrudan yansıtılacaktır. AG bu konuda samimi katkı ve katılımının yanı sıra bölgede tarımın geliştirilmesi için özel destek çalışmalarını da yürütecektir.
|
|
| |
ANADOLU GRUBU’NUN PROJEYE BAKIŞI |
|
| Niye Gerze tercih edildi? |
 |
|
Santral sahası seçimi konusunda farklı arazi ve bölgeler, farklı kriterler kullanılarak değerlendirilmiştir. Öncelikle ön bir çalışma, saha ziyareti ve bilgi toplama yapılmış, ardından aday arazilerin uygunluğunun ön değerlendirilmesi ve yer seçimi yapılmıştır.
o Yukarıda da anıldığı üzere, santral alanı olarak bölgenin seçilmesinde pek çok farklı faktör temel oluşturmuştur. Bunlar sırasıyla, bölgenin coğrafyası nedeniyle kömür temin kolaylığı, ağır parçaların deniz yoluyla taşınabilirliği, o dönemdeki bölge yöneticilerinin destek ve ısrarlı talepleri, bölge hava yapısının uygun olması, deniz seviyesine yakın olunması, bölgenin jeolojik yapısı gibi faktörlerdir. |
|
|
Sinop’a 5 tane daha termik santral başvurusu olduğunu söyleniyor, bu doğru mu?
|
 |
|
| Anadolu Grubu dışında 3 adet başvuru bulunmaktadır. Erfelek’te başvurulan bölgeye hali hazırda liman yapılmaktadır. Erfelek dışındaki projeler henüz ciddi bir gelişme gösterememiştir. AG gibi tanınmış ve eserleri bilinen bir grubun burada yapacağı yatırım en ileri ve gelişmiş teknolojiye sahip olacaktır. Aynı zamanda AG, sosyal sorumluluk ilkeleri gereğince de yöre halkının sosyo-ekonomik yapısını da olumlu etkileyecek bir girişimci anlayışına sahiptir. Üçüncü başvuru ise GES Proje sahasına yakın bir bölgededir. |
|
|
| AG bu işe sektör olarak mı bakıyor yoksa bu tek seferlik bir şey mi? |
 |
|
| Anadolu Grubu bu işe kalıcı olarak girmiştir. Anadolu Grubu’nun en büyük enerji üreticilerinden biri olmak gibi bir hedefi vardır. Halen Türkiye ve Gürcistan’da 2 ayrı hidrolik santral projemiz vardır. |
|
|
| Grup bu konu ile gerekli krediyi aldıktan sonra ben bu santrali yapmaktan vazgeçtim diyebilme imkanı var mı? |
 |
|
Finansman sağlayan kuruluşlar krediyi vermeden önce yatırımcının sermaye yatırıp harcama yaptığımızı gördükten sonra kredi vermektedir. Dolayısıyla krediyi alıp, tesisten vazgeçmek söz konusu olamaz.
|
|
|
| Yabancı ortaklık olacak mı? |
 |
|
Dünyanın enerji konusunda önde gelen dört dev şirketinden (ikisi Alman diğerleri İtalyan ve Japon) santrali beraber inşa etmek ve işletmek için Anadolu Grubu’na talepler de bulunmuşlardır.
AG yatırımcı olarak önceki faaliyetlerinde olduğu gibi alanında uluslar arası deneyimi ve en son teknoloji uygulama becerisine sahip kuruluşlarla görüşmekte ve termik santral kurulmasında da çağın en ileri tekniklerini getirecek ve dünyada kabul görmüş en alt çevre limitlerini sağlayacak bir kuruluş olması halinde bir ortaklık yapısını öngörmesi mümkündür.
|
|
|
| Böyle bir ortaklık durumunda santralin kapasitesinde bir değişim olacak mı? Büyüme olasılığı var mı? |
 |
|
| Büyüme konusunda şu anda planlanmış bir stratejimiz bulunmamaktadır. Şirket politikaları doğrultusunda ve yine halkın desteğiyle büyüme potansiyelleri değerlendirilecektir. |
|
| |
ISTIHDAM, SOSYAL SORUMLULUK ve BÖLGEYE KATKI |
|
Tesis çevre halkına nasıl tanıtılacak? |
 |
|
Öncelikle Bilgi Paylaşım Merkezimizde halkın istek ve talepleri dikkate alınmaktadır. Bu merkezin aktif olarak faaliyeti sürdürülecektir.
Bilgi paylaşım merkezinde, belli bir program dahilinde uzman kişiler tarafından bilgilendirme toplantıları yapılacaktır.
Türkiye ve Dünya’da bulunan santral örnekleri gösterilerek, tanıtım filmleri izletilecek, broşürler dağıtılacaktır.
Bu merkezlerin dışında, basın yoluyla, açılacak bir telefon hattıyla halka bilgilendirme hizmetleri sürekli devam edecektir.
Benzer enerji santralleri toplum temsilcileriyle birlikte ziyaret edilebilecektir..
|
|
|
| AG Gerze’ye istihdam açısından nasıl bir fayda sağlayacak? |
 |
|
Gerze’de
20.000 kişilik bir nüfus vardır.
Termik santralin inşaat aşamasında 2.500 kişiye kadar personel çalıştırılacaktır. Üretime geçildikten sonra da; 300 kişi teknik ekiple ve 200 kişi şirkete hizmet edecek (bakım, temizlik, güvenlik, vs.) diğer firmaların elemanı olmak üzere minimum 500 kişi çalıştırılacaktır.
İstihdam açısından Gerze ve Sinop’taki mühendisler tercih edilecektir. Yoksa çevre yöreler araştırılacaktır. İstihdam yerel halktan karşılanmaya çalışılacaktır. Daha önce orada yaşayıp başka illere göç etmiş kişiler de öncelikli tercihimiz olacaktır. Yeterli sayıya ulaşırsa bu kişiler eğitilecektir. Bu işletmede azami yerel personel istihdam edilecektir.
|
|
|
| Bu yatırım tersine göçü yani gidenlerin geri dönüşünü sağlar mı? |
 |
|
Öncelikle bölge halkı daha sonra ise bölgeden ayrılmış ancak tekrar dönmek isteyen kişilerin istihdamı sağlanacaktır. Sinop ta yaşanan göçün temel nedeni istihdam konusundaki sıkıntılar, başka bir ifade ile işsizliktir. Santralın yapımı sırasında ve sonrasında yaratacağı istihdam ve katma değer bu probleme önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Dolayısıyla, yapılacak yatırımın göçü durduracağı ve tersine Gerze’ye ve Sinop’a göçe neden olacağı inancını taşımaktayız.
|
|
|
| İnşaat süresince çalışacak taşeron firmalarda çalışacak işçiler nasıl seçilecek? Bu işçiler nereden gelecek? Bölge dışından gelecek işçi grubunun toplum kültürüne zarar verme endişesi var. Bu kaygı nasıl giderilecek? |
 |
|
Belli bölgelerden gelecek kişilerin istenmemesi gibi bir durum söz konusu olamaz. Ancak seçilen işçilerin yöre kültürüne aykırılık yaratmayacak şekilde seçilmesi konusunda duyarlılık gösterilecektir.
Sosyal yönetim planı çerçevesinde şantiye konumlandırılması (yöre halkı ile çok iç içe girmeyecek şekilde) gibi düzenlemelerle bu endişeler giderilebilir.
|
|
|
| Sivil Toplum Kuruluşları (ulusal, uluslararası) ile ilişkiler olacak mı? |
 |
|
Kurum olarak sosyal sorumluluk projelerine verdiğimiz destek ve bu konudaki hassasiyetimiz kamuoyunun malumudur. Benzer şekilde bu projenin hayata geçirilmesi süreci içerisinde yörenin ihtiyaçlarına yönelik (seracılık, eko turizm, meslek edindirme kursları, küçük ölçekli altyapı projeleri gibi) proje geliştirme ve tatbikinde ulusal (ve hatta yerel) ve uluslararası STK’ lar ile işbirliği yapmayı ciddi olarak düşünmekte ve bu yönde planlamalar yapmaktayız.
|
|
|
| Anadolu Grubu’nun daha önce yaptığı sosyal sorumluluk projeleri neler? Bu çerçevede bölgeye herhangi bir katkı olacak mı? |
 |
|
Kurum olarak yatırımlarımızın olduğu ve hatta yatırımlarımızın bulunmadığı yörelerde dahi çeşitli sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirilmiştir. Anadolu Eğitim ve Sosyal Yardım Vakfı olarak;
Bugün eğitim ve sağlık alanında 40’tan fazla kalıcı eseri Türkiye’ye kazandırılmış,
On binden fazla öğrenciye karşılıksız burs vererek geleceklerine önemli katkılarda bulunulmuştur.
Vakıf faaliyetleri dışında da çeşitli alanlarda sosyal sorumluluk projeleri olmaktadır :
Okul yenilemeleri,
Öğrenci eğitimleri,
UNESCO’yla beraber yürütülen doğal hayatı koruma projeleri,
Efes Pilsen, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP)ve Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliğiyle yürütülen "Doğu Anadolu Turizm Geliştirme Projesi" ,
Çoruh Vadisi'nin yeni alternatif turizm bölgesi haline getirilmesi grubun ve grup şirketlerinin yürütmüş olduğu sosyal sorumluluk projelerinden bazılarıdır.
Bunların yanı sıra Grup şirketlerimizden Mc Donalds’ın Çocuk Vakfı da;
Çocuk sağlığı alanında da GAP bölgesinde ilköğretim öğrencilerinin göz taramalarının yapılması,
Hastanelere oyun odalarının kurulması gibi çok önemli projeleri hayata geçirmiştir.
Benzer sosyal sorumluluk projeleri, Sinop ili ve çevresinde de değerlendirilecektir.
|
|
|
| Anadolu Grubu Gerze’ye nasıl bir katkı sağlayacak? Çiftçilik, seracılık, sebzeciliğin desteklenmesi ile ilgili bir fon yaratılacak mı? Ağaçlandırma ile ilgili özel bir fon ayrılıyor mu? Bölge doğa koruma alanlarının yönetilmesi açısından bir destek düşünülüyor mu? |
 |
|
Sosyal sorumluluk; yörenin, halkın ihtiyaçlarına göre şekillenen bir faaliyettir. Bahsi geçen evvelki sosyal sorumluluk projelerinin halka dayatılacağı endişesine hiç kimsenin girmemesini istemekteyiz.
Mevcut Meslek Lisesi’ne ek bina veya spor tesisleri yapımı konusunda sponsorluk yapılabilinecektir.
Bu yatırım bölgeye başka ekonomik yatırımlar çekebileceği açıktır.
Örnek olarak seracılığın geliştirmesi konusunda bir proje başlatılabilir.
Ağaçlandırma konusunda bölge ihtiyaçlarına göre Çevre Orman Bakanlığı ile bir proje geliştirilebilinir. Anadolu Vakfı olarak bu konuda faaliyetlerimiz, yapılmış örneklerimiz vardır.
Doğa koruma alanları konusunda ön araştırma yapmadan bir şey söylemek çok mümkün değil fakat bu konu da bir proje olarak ele alınabilir. Araştırmaların ardından, Anadolu Grubu olarak böylesi projelere kurumsal destek sağlanabilir.
Balıkçılığı geliştirme konusunda bir proje başlatılabilinir.
Bilindiği gibi Anadolu Grubu Efes Pilsen Basketbol Takımı ve spor okulları ile Türk sporuna büyük katkılar sağlamıştır. Takımımız hem Türkiye de hem de Avrupa da birçok başarıya imza atarak Ülkemizi büyük bir gururla temsil etmektedir. Anadolu’daki spor faaliyetleri zaten grubumuz tarafından desteklenmektedir. Spor’a destek anlayışı Grubumuzun kültüründe mevcut olup elbette, yörede ki her türlü spor faaliyetinin desteklenmesine önem verilecektir.
|
|
|
| Şirket merkezi neresi olacak? |
 |
|
Şirket merkezi mevzuat çerçevesinde Gerze olacaktır.Vergiler buradan ödenecektir.
Ödenen vergilerden belediyelere aktarılan belli bir pay olacaktır.
|
|
| |
| Bu yatırım bölgeye başka yatırımları da beraberinde getirecek mi? |
 |
|
Bu yatırım nedeniyle bölgede turizm ve otelcilik faaliyetleri genişleyecektir. Bunun yanında da Çimento Fabrikası, İnşaat Sektörü İçin Alçı Kekinden Elde Edilen Hafif Yapı Elemanları Fabrikası kurulması, seracılığın gelişmesi mümkün hale gelebilecektir.
|
|
|
GES Sinop’un bir turizm kenti olmasının önüne geçer mi?
|
 |
|
Santral tamamen Çevre ve Orman Bakanlığı’nın belirlediği yönetmeliklere uygun olarak tesis edilecek ve işletilecektir. Aynı zamanda bu yönetmelikler Türkiye’nin Avrupa Birliği süreciyle ilgili Avrupa Birliği direktiflerine uygun hale getirilmek istendiği için AB standartlarını da sağlayacak şekilde inşa edilmiş olacaktır. Dolayısı ile bu çerçevede çevreye hiçbir olumsuz etkisi olmayacaktır. Kaldı ki yapılacak yatırım nedeni ile yöreye uluslararası düzeyde teknik ve ticari ziyaretler gerçekleşecek bu ihtiyacı karışılmaya yönelik yeni modern otel yatırımları olacak ve bu ziyaretler bölgenin tanınmasına katkı sağlayacaktır. Tesis edilen oteller kaliteli yatak kapasitesini artıracak buda hem yerli hem de yabancı turizmin ilgi odağı haline gelmesini sağlayacaktır. Yatırım turizmi engellemek bir yana, turizme hizmet edecektir. Bölgede yatırım ile ticaret hacmi artacak ve turizmin gelişmesi için kaynak oluşturulacaktır.
|
|
|
| Termik santralin kalite belgesi olacak mı? Hangi kalite belgelerini alacaksınız? |
 |
|
Santraller uluslararası standartlara göre tesis edilir ve yine bu standartlara göre işletilirler. Santralde kullanılacak tüm teçhizatın uluslararası normlarda kalite sertifikaları olacaktır. (Santralde ISO 14001: 2004 Çevre Yönetim Sistemi ile OHSAS 18001:1999 İş Sağlığı ve İş Güvenliği Yönetim Sistemi Standartlarına uygun entegre bir Sağlık, Emniyet, Çevre Yönetim Sistemi (SEÇ) kurulacaktır.)
|
|
|
| Grup bu konu ile gerekli krediyi aldıktan sonra ben bu santrali yapmaktan vazgeçtim diyebilme imkanı var mı? |
 |
|
Santralde Filtre olarak tanımlanan birçok Arıtma, Temizleme ve Geri Kazanım Tesisi olacaktır. Bunlar, (Baca Gazı Kul Tutma, Baca Gazı Kükürt Giderme ), Baca Gazında Azot Oksit Giderme (De NOx), Su Arıtma ve Evsel Su Arıtma gibi tesisleridir.
Baca Gazı Emisyonları olarak tanımlanan değerlerin limitleri hava kalitesi koruma yönetmeliğinde belirtilmiştir. Tesisini düşündüğümüz santralin emisyon değerleri Türkiye de belirtilen sınır değerlerin çok altında olacak ve aynı zamanda Avrupa Birliği kriterlerinde belirtilen emisyon değerlerini de karşılayacak şekilde teknoloji seçilecektir.
Santralın işletmesi için alınan onlarca izinden bir tanesi de emisyon izinleridir. Emisyon izinlerinde santralın emisyon açısından hangi değerlerde çalışacağını belirlemektedir. Söz konusu değerler saatlik bazda aylık raporlar ile Valiliklere, İl Sağlık Müdürlüğü ve İl Çevre Müdürlüğü’ne gönderilmektedir. Santral işletme değerleri, emisyon izni dışında olduğu takdirde ünitelerin çalıştırılması valilik emrince durdurulmakta ve sınır değerlerinin üzerindeki değerler için ise oldukça yüklü tazminatlar ödenmekte bu durumun devam etmesi durumunda ilgili santralın yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunularak hapis cezaları verilebilmektedir. Bu husus halen Kamu santrallerinde oldukça yaygın bir şekilde uygulanmaktadır. Bu tesislerin çalışmaması durumunda by-pass yoktur, bu durumda tüm tesisin devre dışı kalması yasal bir zorunluluktur. Bu hususta -bir örnek vermek gerekirse- Yatağan santralı başta olmak üzere Güney Ege santrallerine yüz binlerce TL ceza kesilmiş olup artık eskiden olduğu gibi Baca Gazı Arıtma Tesisi olmadan santralın çalıştırılması mümkün bulunmamaktadır. Söz konusu santralın yeni yapılan arıtma tesisinin devrede kalması şartı ile çalışmasına müsaade edilmektedir. Yatağan kaymakamlığı başta olmak üzere Muğla Valiliğince de santralın çalışması çok yakından takip edilmektedir.
Sonuç olarak belirtilen arıtma tesislerinin çalışmaması durumunda santral devre dışı bırakılacaktır.
|
|
|
| Denetim nasıl yapılacak? |
 |
|
Bu görev Valilik kanalı ile yapılacak ve saatlik bazda santral çalıştığı sürece devam edecektir. Ayrıca her yıl belirli aralıklarda çevrede, İl Sağlık Müdürlükleri tarafından çeşitli ölçümler yapılarak yapılan denetimlerin ne kadar sağlıklı olduğunun kontrolü yapılacak, her hangi bir kirlilik tespit edildiğinde derhal santral devre dışı bırakılacaktır.
Bunun yanı sıra Anadolu Grubu “Çevresel İzleme Planı” kapsamında aşağıdaki parametreleri izleyecektir.
Atmosfer Emisyonları
Mevcut Hava Kalitesi
Atık Yönetimi
Toprak
Gürültü
Biyolojik Çeşitlilik
Deşarj ve Mevcut Su Kalitesi(Yeraltı, Yüzey Suları ve Deniz) |
| |
|